fiks menüFr. fixe menu
→ tek liste
Yenilecek yemeklerin ne olduğu önceden belirlenip gelen müşterilere aynı yemeklerin verildiği uygulama.
TDK'nin yabancı sözlere önerdiği Türkçe karşılıklar: kökeni, anlamı ve önerilen sözcük. Toplam 55 içerik.
→ tek liste
Yenilecek yemeklerin ne olduğu önceden belirlenip gelen müşterilere aynı yemeklerin verildiği uygulama.
→ saydam
İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf.
→ anat. ağ tabaka
Göz yuvarlarının iç yüzeyinde görme sinirinin yayılması ile beliren, ışığa duyarlı, ağımsı bölüm.
→ tic. 1. indirim, 2. kırdırma
1. Fiyatta yapılan değer düşürümü. 2. Süresi dolmamış bir senedin, faiz ve komisyonu düşürülerek karşılığından eksiğine alınması.
→ ileti
Yazı veya sözle verilen, gönderilen bilgi.
→ iç salgı bilimi
İç salgı bezlerinin gelişmelerini, işlevlerini, hastalıklarını inceleyen biyoloji ve tıp dalı.
→ fiz. yansılanım
İnsan kulağının alamayacağı nitelikte olan yüksek frekanslı ses titreşimi.
→ güzel yazı sanatı
Harflere güzel biçimler vererek yazma sanatı.
→ 1. aykırı, 2. mat. son birim
1. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse). 2. En sonda yer alan birim.
→ ekon. ve huk. anlaşmalı iflas
Batık durumunda alacaklıların, alacaklarını belli bir plana göre almaları için aralarında yaptıkları sözleşme.
→ Türkçülük
Osmanlı Devleti'nin son yıllarında ortaya çıkan, Osmanlılık ve İslamcılık akımları karşısında bütün Türklerin tek vatanda ve tek bayrak altında birleştirilmesini amaçlayan akım.
→ kim. mayalanma
Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik.
→ fiz. ışınetkinlik
Alfa, beta veya gama ışınlarını yayma özelliği.
→ sp. çengel atış
Basketbolda çembere yan durarak tek elle baş üzerinden geçirilerek atılan şut.
→ yön belirteci
Üzerinde kuzey güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan kadranlı araç.
→ özerklik
Bir topluluğun, bir kuruluşun ayrı bir yasaya bağlı olarak kendi kendini yönetme hakkı.
→ anat. saydam tabaka
Gözün ön bölümünde bulunan, ışığı geçiren küresel zar.
→ fel. yararcı
Yarar peşinde koşan.
→ tıp karasu
Çoğunlukla gözün iç basıncının çoğalmasıyla kendini gösteren, körlüğe sebep olabilen bir göz hastalığı.
→ sürdürüm
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılan anlaşma.
Kaynak: Türk Dil Kurumu Sözlükleri (sozluk.gov.tr)